TENİSCİ DİRSEĞİ (LATERAL EPİKONDİLİT)
Tenisçi dirseğinin ne olduğuna
başlamadan önce dirsek anatomisi üzerinden kısaca bahsetmek Lazım. Dirseğinizin
dış tarafında ve iç tarafında ik adet kemik çıkıntısı vardır. Dış tarafta olanı
lateral epikondil, iç tarafta olanı medial epikondil olarak adlandırıyoruz.
Peki bu çıkıntılar ne işe yarıyor. Dirseğimizin stabiltesini sağlayan bağlar
buralara yapışır. Ayrıca el bileği harekelerini sağlayan bazı kaslar buralara
yapışır.
Tenisçi dirseği sporcu olmayan
bireylerde sporcu olanlara göre daha sık görülmektedir. Özellikle 50’li li
yaşlara doğru bir artış göstermektedir. Kadılarda ve erkeklerde görülme sıklığı
eşittir. Literatüre bakıldığında 30 dan fazla sebep sıralanmaktadır. Günlük
hayata baktığımızda bilgisayar kullanımı fazla olan ofis çalışanları, el işi
yapan hanımlar, darbeli matkap gibi iş aletleri kullananlarda, tepsi taşıma
hareketi yapan çalışanlarda sıklıkla görülür.
Oluş mekanizmasına bakıldığında
dirsek tama yakın açıkken tekrarlayan ön kol supinasyon-pronasyon hareketi
(elinizle deli deli hareketi yapmak yani) neticesinde olur. Bu hareket ile
lateral epikondilden başlayan ve el 3. tarak kemiğine yapışan kas olan ektansör
carpi radialis brevis kasında mikro-yırtıklar oluşmaya başlar. Bu yırtıklar
zamanla bu kasın tendonunda kalınlaşma ve bozulmalara neden olur. Sonuç olarak
bu hastaya ağrı olarak yansır.
Tanı da lateral epikondilin hemen
yarım santimetre ilerisinde ve önünde basmakla çok ciddi bir ağrı oluşur. Bu
nokta ECRB kasının başlangıç noktasıdır. Bu ağrı dirence karşı el bileğinizi
yukarı kaldırdığınızda avucunuzu yukarı çevirmeye (supinasyon) çalıştığınızda
artar. Normal grafilerde belirgin bir
buldu görülmez. MR da ise tendonda kalınlaşma tespit edilebilir.
Ayırıcı tanıda kapitellumun
osteokndritis dissicansı, dirsek ekleminin dış tarafının kireçlenmesi ve radial
tünel sendronu sayılabilir. Özellikle tedavide inatçı olan durumlarda radial
tünel sendromunu ekarte etmek için bir sinir ileti testi olan EMG testi
yapılması gerekebilir. Radial tünel sendromu ve tenisçi dirseğinin birlikte
görülme sıklığı %5 dir.
Tedavisine bakacak olursak %95
vaka cerrahi olmayan tedavi yöntemler ile iyileşmektedir. Bunlar istirahat, buz uygulama,
antienflamatuar ilaçlar, enjeksiyon, ortezleme ve fizik tedavi modaliteleri
sayılabilir. Hafif valarda ECRB kasının hareketi sınırlamak için bir el bileği splinti
ve yanında buz+antiinflamatuar ilaçlar yeterli olacaktır. Eğer bu tedavi ile
iyileşme olmuyorsa ozaman enjeksiyon seçeneğini masaya yatırmak gereklidir.
Enjeksiyonda tek doz kortizon veya 1 hafta ara ile 3 doz( bazı olgularda 5 doz)
PRP enjeksiyonu yeterli olacaktır. Literatüre baktığımızda kortizon ile PRP
karşılaştırmalarında 12. ayın sonda PRP istatistiksel olarak üstün olduğu
görülmüştür.
Hastanın konservatif tedavisine
başlandıktan 6-12 ay sonra bir iyileşme olmaz ise tek seçeneğimiz ozaman
cerrahi tedavi olacaktır.ü,
Sağlıklı günler dilerim.